13 Ocak 2017 Cuma

Roman

Herkese merhaba. Şurada da bahsettiğim üzere bir roman yazmaya başlamıştım. Günde 400 kelime yazma hedefiyle yola çıkmıştım ve henüz romanın taslağını planladığımı söylemiştim. İşte o romanın taslağı vesaire bitti ve yazmaya epeydir devam ediyorum. 

Ve güzel bir haberim var. İlk kitabım İz Yayıncılık'tan yaza doğru çıkacak inşallah. Bir yandan heyecanlıyım. Bir yandan ise okunmayan yazarlar kervanına girmiş olacağımı düşünüp hüzünleniyorum. İlk kitaplar için hiç kimseye umut etmesi tavsiye edilmiyor. Çok nadirdir sanırım adı sanı duyulmamış yazarların ilk kitaplarının okunduğu. Çok satan olmak filan değil ha bu dediğim. Yalnızca okunmak. Ama size güveniyorum sevgili okurlar. Siz okursunuz değil mi? Sonra bozuşuruz ona göre. İsmi henüz kesinleşmedi. Kesinleşince söylerim.

Peki yazıyor olduğum roman ne alemde? Ara ara haber vereceğimi söylemiştim. Günde 400 kelime tam benlik bir sınırmış. Ne bugün yazamam o kadar kelime deyip umutsuzluğa düşüyorum ne de değersiz bir işmiş gibi hemencecik bitiyor. Beni kıvamında zorluyor. Bu sınırı arttırmak için henüz erken gibi geliyor ama belki ellişer yüzer arttırırım zamanla.

Sonracığıma. İlk bölümü yazdım, ikinci bölümdeyim. Toplam 7900 kelime ve 20 A4 sayfa civarı. Yani 20 güne yakındır yazıyor oluyorum bu hesaba göre. Dosyayı açıp bakınca göğsüm kabarıyor. Güzel bir his. Ayrıca roman yazmak isteyenlere tavsiye ettiğim bir program: Quoll Writer. Bu programı kullanıyorum yazmak için. Roman yazmak için gereken düzeni sağlıyor. Türlü türlü özellikleri var. Karakterler için ayrı sekmeler, notlar için ayrı sekmeler filan var. En güzel yanı da bu programı bir yazarın programlamış olması. Yani nelere ihtiyaç duyulduğunu vesaire epey farkında, bunları da hep eklemiş.

Peki nasıl motive oluyorum? Evet bu epey önemli bir sorun. Başka başka şeyler için de. Önceden yazma meselelerinde ilhamın çok önemli olduğunu düşünürdüm. Evet önemli ama ilham gelene kadar bekle dur. Günler boşa geçsin. Şu an yazmanın en önemli unsurlarının yazının başına oturmak ve kendini yazmaya zorlamak olduğunu düşünüyorum. Bu düşünceleri bana aşılayan sevgili eşim Emre Ergin'e de buradan selamlarımı yolluyorum. Ama gerçekten durum böyle. Bazen canım hiç yazmak istemiyor. Dosyayı açıp zorla bir iki kelime yazıyorum. Sonra diğer ikisini derken dört yüz kelimeyi yazana kadar başından kalkmıyorum. Bu süreç iki üç saat bile sürebiliyor. 
İnşallah burada bu kadar çokbilmişlik tasladıktan sonra rehavete filan kapılmadan devam edebilirim. Yazının sonuna nazar boncuğu mu eklesem? Hehe.





7 comments:

Emre Ergin dedi ki...

Romaniniz nasil gidiyor.

radyodepartmani dedi ki...

Kitabını merakla bekliyorum! Ankara'daki kitap fuarında Emre Ergin'in kitaplarını görünce tanışık olmadığımız halde tanıdık gibi hissetmişti(k), sıra sendeymiş bu sefer. :)

Elif Sena Ergin dedi ki...

Şöyle böyle :)

Elif Sena Ergin dedi ki...

Ay inşallah merakla beklediğine değer :) Böyle yorumlar çok moral veriyor, çok teşekkür ediyorum.

Adsız dedi ki...

Seni seviyorum kanka

Elif Sena Ergin dedi ki...

Ben de seni seviyorum arkadaşım :)

Adsız dedi ki...

:')

Yorum Gönder

Popüler Yayınlar

Blogger tarafından desteklenmektedir.
 
;