24 Ağustos 2016 Çarşamba 2 comments

Oradan Buradan

İşsizliğin keyfini ofiste sürmek. Otomat kahvesi (İstanbul Üniversitesi'ndekilerden daha güzel) ve yeşil bir manzara eşliğinde. Bugün hava güneşli ve sıcak. Henüz Hollandalı sayılmam ama Hollandalılar'ın bu havaları ne kadar sevdiğini biliyorum. Güneş açtı mı herkes sokağa çıkıyor. İstanbul'un bir ilçesi kadar bile nüfusu olmayan bu miniminnacık şehir böyle havalarda daha kalabalık görünüyor. Hoş, tüm nüfus sokağa çıksa kaç yazar. Bu gözler pazar günü Eminönü kalabalığını gördü hehehe. Bir de sanırım panayır gibi bir şey var, Vrijthof denen şehir meydanında çadırlar, sahneler filan kurulmuştu. Aslında bir googlelayıp buraya yazayım, sanırım'larla bu iş yürümez. Aradım ve bir şey bulamadım. Ama galiba (sanırım kullanmıyorum dikkat ederseniz) üniversiteye yeni yerleşen öğrenciler için bir tür eğlence organizasyonuymuş. Her neyse. Belki bir gün bana da burada öğrenci olmak nasip olur, tabi yüksek lisans öğrencisi olarak :( doktora da olur, puhaha. 

Annemler kurban bayramında buraya geliyor. Dört gözle o günleri bekliyorum. Hayatım gün saymak üzerine kurulu sanki. Burada pek arkadaşım yok, hatta eşim dışında konuştuğum kimse yok. Ama çok şikayetçi değilim. Bazen insanlarla etkileşim ihtiyacımın fazla olmadığına şükrediyorum. Yoksa burada tutunamazdım sanırım. Ya da etkileşim ihtiyacım olduğu için birilerini arar bulurdum belki, bilmiyorum; belki o kadar da kötü değildir öylesi de. Yine de kız kardeşimle aylaqlıque yapmayı özledim. Şöyle ki hiçbir sorumluluğumuzun olmadığı günlerde veyahut sorumluluklarımızı erkenden hallettiğimiz, kahve yapar yanında bim vafıllarından yiyerek oyun oynardık. Ya da kahvenin yanına bir sandviç mümkünse ton balıklı. O günlerin geride kaldığını bilmek değişik hissettiriyor. Yalnızca birer gençlik anısı olarak aklımda kalacak büyük ihtimalle. Tuhaf. Ve anılar daha çok taze olduğu için biraz da hüzünlü. Ah nerede o eski bayramlar.

Siz sevgili okuyucularıma bir haberim var. A4 boyutunda 44 sayfa, A3 boyutunda 86 sayfa uzunluğunda bir novelette (sayfa sayısı az olunca böyle diyorlarmış, epey havalı) yazdım. Uzun öykü yahut kısa roman diyebilirsiniz. Ön okuma yapmak isteyenlere dosyayı gönderebilirim. Bunun için size bir mesaj uzaklıktayım. 

Popüler Yayınlar

Blogger tarafından desteklenmektedir.
 
;