30 Aralık 2015 Çarşamba

Adım adım hayata

Yıllar ne çabuk geçiyor. Bir önceki büyük buhran dönemimin üzerinden dört sene geçmiş. Ve hayatın yeni bir aşamasına geçmek üzereyim: mezuniyet ve sonrası. Artık lise o kadar uzak geliyor ve o günleri o kadar yabancılıyorum ki, hafızamı kaybetmiş gibiyim. Bir iki entrika, bir iki okuldan kaçış, bir de kütüphanedeki uyuklamalarımı hatırlıyorum. O zamanki halimi izleyen üçüncü bir bakış açısıyla hem de. Film izler gibi. Nereden çıktı bu geçmiş mevzusu? Geleceğin neler getireceğinden tedirgin olmanın bünyedeki tezahürü geçmişi şirin ve özlenesi görmek. Adım atmaya cesaret edemeyince önceki yere güzellemeler yapmak. Eski mahalleyi turlatan, kütüphanenin önündeki parkta kedi sevdiren, Vatan caddesinde kendinle karşılaşmayı umduran, geçmişten bir işaret bekleten de işte bu his. 

0 comments:

Yorum Gönder

Popüler Yayınlar

Blogger tarafından desteklenmektedir.
 
;