28 Temmuz 2015 Salı 0 comments

Deyimler

Tüm bu öyküleri paylaşırken eskisi gibi blog yazmayı özlediğimi fark ettim ve işte bir blog yazısıyla karşınızdayım. Size bu yazımda aile içinde klişeleşmiş ifadelerimizi anlatacağım. Bilmiyorum herkeste mi böyle ama özellikle çocuklar arasında ağıza sakız olmaya çok müsait bazı cümleler, kelimeler veya söz öbekleri mevcut. Bir kere kullanmayagörelim hemen hepimiz kullanmaya başlarız. Kendimize ait deyimler sözlüğümüzü filan oluşturabiliriz sanırım. Bir kısmı hayal gücü ürünüyken bir kısmı animasyonlardan filan çalıntı olabiliyor. Bunlar neler? Başlıyorum.

KÜAPAKÛ
En basitinden bir başlangıç yapmak için bunu seçtim. Birçoğumuzun bildiği bir ifade olan kapak'tan başka bir şey değil. Yazı dilinde geyik amacıyla qapaq olarak yazılmaya başlanmasıyla konuşma diline aktarımında da q harfinin belirtilmesi ihtiyacına yönelik olarak ortaya çıkmıştır.

BU HAYATIMDA DUYDUĞUM EN KOMİK ŞEY
"Bu söylediğin şey komik değil ve komik olma çabanı takdir etmiyorum." anlamına gelmektedir. Karşıdakini özellikle incitme amacı taşıdığından ortamın buna uygun olmasına dikkat edilmelidir. Aksi halde kaba bir cevaptan daha çok anlam taşır ve kalp kırıcı bir cevap haline gelir.

ONU DA DİĞERİNİN YANINA KOYALIM
Aslı Köpekbalığı Hikayesi'ne ait olan bu replik zaten sahip olduğumuz hediyeler aldığımızda hediyeyi alan kişiye duyurulmadan kısık sesle söylenir. Söylendikten sonra iki heceyi geçmeyecek şekilde hehe diye gülünür hemen ardından da acıma ve kendinden tiksinme vurgusuyla aaaay denir.


BİR TANE DAHA MI
Bunun da kökeni Sevimli Canavarlar isimli animasyondur. İstenmedik veya can sıkıcı bir şeyle üst üste muhatap kalınınca filmdeki vurgularla söylenir. Örneğin bir güve öldürdünüz ikincisi çıktı, ikinciyi öldürdünüz üçüncüsü çıktı artık gönül rahatlığıyla bağırarak BİR TANE DAHA MI diyebilirsiniz. 


SİNESTEĞZİİĞ
Kelimenin kökeni sinestezi olmakla beraber genel olarak karşıdakinin algısal bir deneyimi tuhaf bulunduğunda söylenir. Yumuşak g'ler olabildiğince vurgulanır ve söylenen ne kadar garip bulunursa son hece o kadar uzatılır. Bunun hakkında bir zamanlar ilk iki görsel arasındaki paragrafta şunları yazmıştım.  

KALP CELLATI
Arabesk bir havası olan bu söz öbeğinin anlamı bal gibi ortada. Kalbinizi ciddi ciddi değil de şakacıktan kıran birine şakacıktan söyleyebilirsiniz. Ciddi olarak söyleseniz de kimse ciddiye almaz gerçi. 

AYEMİN KALBİNE NE OLACAK
Diğer kalp göndermeli ifade gibi bu da en küçüğümüzün dilimize kazandırdığı bir ifade. Üstelik nağmeli. Ama notalarını çıkartamadığım için ne şekilde söylenmesi gerektiğini anlatamayacağım. Ayemin'den kasıt I'm. Pratikte benim kalbime ne olacak demek oluyor. Yine az biraz incinildiğinde kullanılabilir.

19 Temmuz 2015 Pazar 0 comments

Anıtmezar

Birinci Sahne
Burada öylece uzanmış yatıyorum. Gözlerimin etrafı terliyor, ağlamıyorum. Burayı tanımıyorum. Başımın üzerindeki pembe cibinlik benim değil. Üzerinde pırlantalı taçlar olan şu komidin benim değil. Giydiğim şu süslü pijama, ellerimden gelen gül kokusu, hiçbiri, hiçbiri... Burada bu halde ne işim var bilmiyorum ama her şeyi olduğu gibi bırakmam gerektiğini biliyorum, o yüzden bırakıyorum. Ve her şeyi olduğu gibi bırakmam için hiçbir şey yapmam gerekmiyor. Ben de hiçbir şey yapmıyorum. Yorgunum. Öyle yorgunum ki ölmüşüm sanmışlar da beni gömmüşler de ben de tabuttan ve yedi kat toprağın altından tırnaklarımı kanata kanata çıkmışım da gelip her şeyi pembe olan bu odadaki prenses yatağına uzanmışım da uyumaya çalışıyormuşum gibi.

İkinci Sahne
İçeri bir adam giriyor. Kim olduğunu merak etmiyorum. Kim bu adam. Hâlâ uzanmış yatıyorum. Hâlâ her şeyi olduğu gibi bırakmaya kararlıyım. Bekliyorum. Ama endişelenmediğimi söylesem yalan olur. Adam odadaki dolaptan pembe çiçekli bir örtü çıkartıp üzerime örtüyor sonra da ışığı kapatıyor. Örtünün sıcaklığını duymuyorum ama üşümüyorum da. Yalnızca battaniyenin ağırlığını hissediyorum.

Üçüncü Sahne
Güzel bir yaz sabahı. Pembe elbisemi giyip mutfağa koşuyorum. Yemek masasında barbiler uzanmış yatıyor. Onlara oturmalarını söyleyince kalkıyorlar. Annem bize yumurta pişirmiş. Bir lokma ben yiyorum bir lokma Şeli bir lokma da Keli. Sonra Keli’ye misafirliğe gidiyoruz. Çay içip kurabiye yiyoruz ve elbiselerimiz hakkında konuşuyoruz. Babam işten gelince Keli’yle Şeli’ye veda edip babamın boynuna sarılıyorum. Boncuklu bir bileklik almış bileğime takıyor. Yakışmadı dersem yalan olur. Akşam uyumadan önce onu başucumdaki masaya koyacağım.

Dördüncü Sahne
Kimim ben. Hayatım geceden ibaret. Gündüzü olmayan bir yerdeyim. Geceleri bir kadın ve bir adam yanıma gelip beni kontrol ediyor, buna artık alıştım. Arada ağlıyorlar buna da alıştım. Yanıbaşımdaki komidinin üzerindeki giderek artan sayıdaki taçlara, bileziklere ve kolyelere de. Pembenin hakimiyeti de beni eskisi kadar korkutmuyor. Duvardaki kaşsız kızın bana her daim ürkütücü gülücükler atıyor olmasına da alıştım sayılır.

------------
Not: Hiçbir ek zorluk kullanmadım. alistirma.tumblr.com

Popüler Yayınlar

Blogger tarafından desteklenmektedir.
 
;