20 Eylül 2014 Cumartesi 0 comments

Hiiç


Sylvia Plath'ın günlüklerini okumaya başladım -bana iyi gelmiyor- dün gece iki üç saat aralıklarla uyanıp bir iki saat tekrar uyumaya çalışmakla geçti tabi ki Sylvia Plath'la ilgisi yok ama neyle ilgisi var bilemedim. CV'me haftada iki gün 8'de dersim olduğunu ve bu derslere bir saatlik yoldan geldiğimi yazacağım. Evden kahvaltı yapmadan çıkmanın yasak olduğunu ve bu yüzden daha da erken uyanmak zorunda kaldığımı yazmayacağım. Bağımsız kararlar alabilen, kararlı, çalışkan, her sabah kahvaltısını yapar.




8 Eylül 2014 Pazartesi 0 comments

Çanakkale

Birkaç gün önce Çanakkale'ye gittik. Asos demeliyim belki de çünkü şehir merkeziyle hiçbir alakamız olmadı. Hukuk ve tıp karışımı kongremsi bir etkinlik için gitmiştik. Akademisyenler eğlenirken öğrenmenin yolunu bulmuş. Ailecek geliyor çoğu ve deniz kenarındaki motellere yerleşiyorlar. Birkaç konferans, ardından deniz. Bu sene çılgınlık yapıp ilk gün tüm konferanslara katıldım. Katıldığım konuşmalar genellikle tıp ağırlıklıydı zavallı hukukçular anlayabildiler mi bilmem. Tabi sonraki günlerde öğrenme kısmını boşverip yalnızca eğlenmeye odaklı iki gün geçirdim. On bir yaşında iki, üç buçuk yaşında bir, toplamda üç kanka edindim. Beraber yüzdük, kedi sevdik, iğde topladık. Evcilik oynamamıza ramak kalmıştı ki İstanbul'a döneceğimiz tuttu. Dönerken annem İstanbul'da hiç zeytinyağı olmadığı için zeytinyağı stoğu yaptı. Sonracığıma yol kenarlarından biber filan da aldı sanırım İstanbul'da biber de yoktur. Her neyse, bu başka bir öykünün konusu, başka bir zaman anlatılmalı. 











2 Eylül 2014 Salı 1 comments

Performans Ödevi

Lise 3'teyken Araba Sevdası ve Zehra'nın da bulunduğu birkaç klasik eserdeki karakter tasviri konulu edebiyat performans ödevinden neden düşük aldığımı anlamamıştım. Dosyalarımı karıştırırken ödevimi buldum. Aşağıda bir kısmını paylaşıyorum. Ne diyeyim müstehakımı almışım.

ARABA SEVDASI

Periveş Hanım: Bu bayanı tarifte benim ve Bihruz Bey’in yapacağı tarifler oldukça farklı olacaktır eminim ki.  Yazar, Periveş Hanım’ı fiziki olarak çok güzel ve dikkat çekici biri olarak tanımlar.  Ne var ki Periveş Hanım, üst tabakadan biri değildir, asil bir aileye de mensup değildir. Tabi bunu Bihruz Bey’e söylerseydiniz asla inanamazdı, Çengi Hanım’la Periveş Hanım’ı faytonla gezerken görmüş ya bir kere… Periveş Hanım, eğlence peşinde ama evli bir bayandır. Çengi Hanım’la oldukça zaman geçirmektedir. Erkeklerin ilgi odağı olmayı içten içe sevdiğini zannediyorum.


ZEHRA

Münire Hanım: Soylu bir aileden gelen ve Suphi’nin annesi olan Münire Hanım tam bir ahlak abidesi.  Ahlak güzelliğine düşkün ve saf düşünceli biri.


Zehra: Bu hanımın yer aldığı bölümleri okurken fenalık geçirmemek için kendimi zorladım.  Çocukluğundan beri kıskanç bir kız olduğu belirtilmiş romanda.  Huysuz, kıskanç, çekilmez biri. Suphi’yi ölesiye kıskanıyor.  Eve Sırrı Cemal adında bir cariye gelince kıskançlığı tavan yapıyor. “Kimi zaman gündüzleri akşama kadar odasına kapanıp yanına kimseyi kabul etmiyor; kimi zaman saatlerce ağlıyor; saatlerce dalgın dalgın oturuyor; kimi zaman günlerce ağzına lokma koymuyordu."

Popüler Yayınlar

Blogger tarafından desteklenmektedir.
 
;