29 Kasım 2012 Perşembe

Miniatürk (Gezi Yazısı, dırın dırın)


 Bugün Türkiye'yi gezdim. Yaa. Hem de iki saatte.
 Miniatürk, yani minik Türkiye. İnsanın eve gidip kartonlarla maket yapası geliyor, benim için durum öyle oldu en azından. Yaklaşık on on bir yaşındayken gezmiştim burayı, yinelemenin vakti geldi diye düşündüm ve koyuldum yollara.
 Eminönü'nden 47E'ye bindim, alternatif olarak yine Eminönü'nden 47 ve 47Ç var. Ayrıntılı bilgi için Miniatürk'ün web sayfasına bakabilirsiniz, yazmaya üşendiğim hatlar var. İneceğimiz durağın adı Miniatürk. Bu kadar kolay!
 Yine de bir çaylak olduğumu ve tabelaları takip etmeye yüksündüğümü size şu şekilde açıklayayım. Miniatürk'ün yanında adını bilmediğim başka bir müze vardı, yanlışlıkla oraya girdim. Tabi hiç bozuntuya vermedim ve orayı dolaşmaya başladım. Belediye'nin kendini övüp durduğu bir müzeydi. Yok şunu yaptık yok bunu yaptık falan filan.



Panaroma 1453 Müzesi'nin maketi


 On beş dakika zorla durduktan sonra dışarı çıktım, evet Miniatürk'ün giriş tabelası karşımdaydı. (Aslında hiç karışık bir yer değil, kafamın dağınık olduğu bir ana denk gelmiş olsa gerek)

 Tam beş, öğrenci üç lira. Gişeden biletimi aldım ve küçük Türkiye'ye girdim.

 Maketlerden çok insancıklar hoşuma gitti desem yeridir.


Ben bu belediye binasının önünden hep geçiyorum yaaa.


Iı şey, hangi köprü olduğunu unuttum.


 Miniatürk Akaryakıt İstasyonu'ymuş :)


Kapadokya'da sıcak hava balonu keyfi


Safranbolu Evleri ve NAR ağacı.


Atatürk Havaalanı


 Yemek için çubukta patates aldım. Adam üstüne o kadar baharat döktü ki baharat yiyorum sandım. Denemeyenler deneyebilir, çok tuzlu sevmiyorsanız muhakkak surette tuz koydurmayın, baharatlar yeteri kadar tuzlu zaten. Açıkçası pek hoşlanmadım.
 Miniatürk'e kadar gidip de helikopter simülasyonuna binmemezlik etmeyin. Öğrenciye altı, öğrenci olmayana sekiz lira olan bu simülasyon aslında sekiz boyutlu sinema dediğimiz şey. Türkiye ya da İstanbul turu yapabiliyorsunuz. Bütün efektlerinin çalıştığına rastladığım yegane sekiz boyutlu sinema oldu. Rüzgar, su hatta ayaklara dolanan yarasa kanatları vardı! Türkiye turu on iki, İstanbul turu on dakika sürüyor bunu da ilave edeyim.



 Cepheye ve kristal müzesine gitmemezlik etmeyin. Kimse yok gibi görünebilir, aktif bir şey yok gibi de görünebilir ama içeri girdiğiniz anda sensörler sizi algılıyor ve top tüfek sesleri, ezanlar, neler neler duyuluyor. Kristal müzesinde de camların içine lazerle işlenmiş tarihi yapıtlar var.

 Çıkışın hediyelik eşya satan yerden olmasını kapitalizme örnek şekil bir A olarak göstermek istiyorum. Hiçim huyum olmamasına rağmen bir kitap ayracı alıp durakta otobüs bekleme faslına geçtim.



 Gidiş kolay olsa da dönüş biraz sabır gerektiriyor. 

1 comments:

Adsız dedi ki...

bende 7-8 yaşında gitmiştim gerçekten denildiği gibi adeta küçük türkiye herkesin gitmesini tavsiye ederim

Yorum Gönder

Popüler Yayınlar

Blogger tarafından desteklenmektedir.
 
;